22 Mayıs 2011 Pazar

Seçim'e doğru


Ülkemde politikayı bilen çok ben o bilmişler gibi arkadaşlar arasında çok muhabbetini ederiz,sadece saçma muhabbetler işte aslında bu yazıyı yazmamın tek nedeni Yılmaz özdilin bugünki yazısıdır (22mayıs 2011)

Silivri ceza evinde  ergenokon yüzünden içerde tutulan Tuncay özkan'a yer vermiş.

Bilindiği üzere Tuncay özkan bu seçimlerde aday ama hapishanede tutuklu olduğu için mitingleri olmayan bir aday,böyle olması onun farklılığını ortaya koyuyor belkide böyle bir adaylar ilk kez karşı karşıyayız,herneyse gelelim Tuncay özkan'la olan yazıya ...

Yılmaz özdil merak etmiş Tuncay özkan miting yapsa ne derdi diye,bu merakını gidermek için Tuncay özkanın kızına ulaşmış durumu anlatmış ve Tuncay özkan'da bu soruya şöyle cevap vermiş...

“Söz veriyorum. Oyunuzun 
hakkını vereceğim. Güveninizi 
boşa çıkarmayacağım. İddia ediyorum, 13 Haziran’da içinde 
yer alacağım Meclis’te hiçbir 
şey eskisi gibi olmayacak.”
*
“Durumum şudur. Tecritteyim. Beş adım uzunluğunda, bir adım genişliğinde, hücredeyim. Bir başımayım. 32 aylık tutuklulukta, 84’üncü günümü yalnızlık kafesinde tamamladım. Kapının mazgalı yok. Günde üç kez açılıyor. Birkaç dakikadan fazla açık kalması yasak.”
*
“5 Mayıs günü, irkildim. Hücrede biri var... Geriye sıçradım. Meğer, gölgemmiş. Aynaya yöneldim. Fark ettim ki,uzun zamandır bakmamışım. Yüzüm değişmiş. Saçlarım kırdı, bembeyaz olmuş. Sonra kızdım kendime, neolacaktı ki, kızım 15’indeydi, geldi 18’ine.”
*
“İnsanın ruhu gezmeye çıkıyor hücre dışına, umutla... İnancım yerli yerinde. Hıdrellez yazıyordu o güngazetelerde... Tamam dedim, çoğu gitti azı kaldı, Hızır uğradı hücreme.”
*
“Oturdum, şiir yazdım. 
Adı Hıdrellez... 
İlk iki mısra: 
Hasretimize bir dilek tut,
bana yasak...”
*
“Herkesi hasretle selamlıyorum. Dileğim, bağımsız milletvekili 
seçilip, TBMM’de halkın sesi olmak... 13 Haziran sabahı özgürlüğün dolduracağı meydanlarda buluşmak üzere, sevgilerimle.”



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumsuz olur mu hiç!!!